İlkokul Çağında Sorumluluk Bilinci Nasıl Kazandırılır? Çocuğunuzun Yerine Yapmak Yerine Ona Fırsat Verin

İlkokul Çağında Sorumluluk Bilinci Nasıl Kazandırılır? Çocuğunuzun Yerine Yapmak Yerine Ona Fırsat Verin

Bir sabah evden çıkmak üzeresiniz.

Çocuğunuz çantasını hazırlamamış.

Beslenme çantası ortada yok.

Ödevlerinden birini çantasına koymayı unutmuş.

Saat ilerliyor.

Siz de ne yapıyorsunuz?

Muhtemelen çantayı siz hazırlıyor, eksiklerini tamamlıyor ve son anda çocuğunuzun elinden tutup okula yetiştiriyorsunuz.

Çünkü zaman yoktur.

Çünkü çocuk daha küçük olduğu için bazı işleri onun yerine yapmak daha kolaydır.

Çünkü onun zor durumda kalmasını istemezsiniz.

Fakat burada önemli bir soru ortaya çıkar:

Çocuğun yapması gereken işleri sürekli onun yerine yaptığımızda, sorumluluk almayı ne zaman öğrenecek?

İlkokul dönemi, çocukların akademik beceriler kadar sorumluluk duygusunu da geliştirdiği önemli bir dönemdir.

Ve sorumluluk, çocuğa anlatılarak değil, sorumluluk verilerek öğrenilir.

Sorumluluk Nedir?

Sorumluluk, çocuğun üzerine düşen işi başkasının hatırlatmasına veya yapmasına ihtiyaç duymadan yerine getirmeye başlamasıdır.

Çantasını hazırlamak.

Ödevini takip etmek.

Eşyalarını toplamak.

Kitabını yerine koymak.

Ertesi gün için gerekli malzemeleri hazırlamak.

Bunların her biri küçük gibi görünür.

Ancak çocuğun zihninde çok daha büyük bir becerinin temelini oluşturur:

“Ben kendi işlerimi yönetebilirim.”

Bu düşünce, öz güvenin de önemli parçalarından biridir.

Çocuğun Yapabileceği İşi Neden Biz Yapıyoruz?

Bunun en temel nedeni aslında iyi niyettir.

Çocuğun işi daha hızlı bitsin isteriz.

Eksik kalmasın isteriz.

Hata yapmasını istemeyiz.

Ama çocukların gelişiminde bazen hız değil, deneyim daha önemlidir.

Çocuk ayakkabısını bağlarken beş dakika uğraşabilir.

Çantası biraz dağınık olabilir.

Defterini yanlış yere koyabilir.

Masasını toplarken bazı şeyleri unutabilir.

Bunlar yetişkin açısından küçük sorunlardır.

Çocuk açısından ise bağımsızlık kazanmak için önemli deneyimlerdir.

“Sen Daha Küçüksün” Düşüncesi Ne Kadar Doğru?

Elbette çocuklardan yaşlarının üzerinde sorumluluk beklemek doğru değildir.

Ancak “küçük” olması, hiçbir sorumluluk alamayacağı anlamına gelmez.

Asıl mesele sorumluluğun çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmasıdır.

Bir ilkokul öğrencisinden evin bütün işlerini yapmasını bekleyemeyiz.

Ama kendi çantasını hazırlamasını, masasını toplamasını veya okul malzemelerini kontrol etmesini bekleyebiliriz.

Buradaki amaç çocuğu çalıştırmak değil.

Kendi hayatında söz sahibi olmasını sağlamaktır.

Sorumluluk Vermek ile Görev Vermek Aynı Şey Değildir

Bir çocuğa:

“Çantanı hazırla.”

demek bir görevdir.

Ama:

“Yarın hangi derslerin var? Çantanda nelerin olması gerekiyor?”

diye sormak sorumluluk bilincini geliştirir.

İkinci yaklaşımda çocuk yalnızca verilen talimatı uygulamaz.

Düşünür.

Kontrol eder.

Karar verir.

Sonucundan sorumlu olur.

İşte asıl öğrenme burada gerçekleşir.

Çocuğa Sürekli Hatırlatmak Sorumluluk Kazandırır mı?

Burada ince bir çizgi var.

Başlangıçta hatırlatmak gerekebilir.

Fakat her gün:

“Ödevini yaptın mı?”

“Çantanı hazırladın mı?”

“Kitabını koydun mu?”

“Yarın hangi ders var?”

şeklinde sürekli kontrol etmek, sorumluluğun tamamını çocuğa bırakmamızı engelleyebilir.

Bir süre sonra çocuk şunu öğrenebilir:

“Benim hatırlamam gerekmiyor. Nasıl olsa annem veya babam söyler.”

Bu nedenle sorumluluk kazandırmanın önemli bir aşaması, çocuğa giderek daha fazla alan bırakmaktır.

Hata Yapmasına İzin Vermek

Sorumluluk kazandırmanın en zor taraflarından biri budur.

Çocuk çantasını hazırlamadı.

Ertesi gün kitabını unuttu.

Ödevini tamamlamadı.

İlk refleksimiz hemen müdahale etmek olabilir.

Ancak her hatayı önceden engellemek, çocuğun hatalarının sonuçlarını deneyimlemesini de engeller.

Elbette çocuğun ciddi şekilde zarar göreceği durumlarda yetişkin müdahale etmelidir.

Fakat küçük sorumluluklarda, yaşına uygun sonuçlarla karşılaşmasına izin vermek öğretici olabilir.

Bir kitabını unuttuğunda öğretmeninden kitabı paylaşmasını istemek zorunda kalabilir.

Bir eşyasını kaybettiğinde onu bulmak için çaba gösterebilir.

Bu deneyimler çocuğa uzun bir konuşmadan daha fazla şey öğretebilir.

“Ben Sana Yardım Edeyim” Ne Zaman Yararlıdır?

Çocuğun zorlandığı her durumda işi onun yerine yapmak yerine, yardımın biçimini değiştirebilirsiniz.

Örneğin:

“Çantanı ben hazırlayayım.”

yerine:

“İstersen birlikte kontrol edelim.”

diyebilirsiniz.

“Ödevini ben yapayım.”

yerine:

“Takıldığın kısmı birlikte düşünelim.”

diyebilirsiniz.

Böylece çocuk hem desteklenir hem de sorumluluğu elinden alınmaz.

Sorumluluk Kazandırırken Ödül Kullanılmalı mı?

Her davranışın karşılığında ödül vermek uzun vadede doğru bir yöntem olmayabilir.

Çocuk odasını topladığında sürekli ödül beklerse, zamanla “Bunu neden yapıyorum?” sorusunun cevabı sorumluluk olmaktan çıkıp ödüle dönüşebilir.

Bunun yerine yaptığı işin doğal sonucunu fark etmesini sağlayabilirsiniz.

“Çantanı akşamdan hazırladığın için sabah acele etmek zorunda kalmadın.”

Bu tür geri bildirimler çocuğun davranışı ile sonucu arasında bağlantı kurmasına yardımcı olur.

Sorumluluk Kazanan Çocuk Her Şeyi Eksiksiz Yapar mı?

Hayır.

Sorumluluk bilinci gelişmiş bir çocuk da unutabilir.

Bazen tembellik yapabilir.

Bazen işi erteleyebilir.

Bazen yardım isteyebilir.

Ama önemli fark şudur:

Hatasının sorumluluğunu almaya başlar.

“Ben unuttum.”

“Ben yapmayı ihmal ettim.”

“Bir dahaki sefere akşam hazırlayacağım.”

diyebilmek, sorumluluk gelişiminin önemli göstergelerindendir.

Evde Uygulanabilecek Basit Bir Sistem

Çocuğunuzun yaşına uygun birkaç günlük sorumluluk belirleyebilirsiniz.

Örneğin:

  • Okul çantasını hazırlamak
  • Kirli kıyafetlerini yerine koymak
  • Kullandığı eşyaları toplamak
  • Ertesi günün kitaplarını kontrol etmek
  • Okuduğu kitabı yerine koymak

Burada önemli olan sorumlulukların çok fazla olmamasıdır.

Çocuğa bir anda on farklı görev vermek yerine birkaç temel sorumluluğu düzenli hale getirmek daha etkilidir.

Sorumluluk ile Mükemmeliyetçiliği Karıştırmayın

Çocuğun sorumluluk sahibi olması, her şeyi kusursuz yapması anlamına gelmez.

Çantasını hazırlarken bir şeyi unutabilir.

Masasını toplarken eksik bırakabilir.

Ödevini yaparken hata yapabilir.

Amaç kusursuzluk değil, giderek daha bağımsız hale gelmesidir.

Çocuğun her hatasını düzeltmeye çalışmak yerine, bazen:

“Bir daha kontrol etmek ister misin?”

demek yeterlidir.

Sonuç

İlkokul yıllarında çocuklara verebileceğimiz en değerli eğitimlerden biri, kendi hayatlarıyla ilgili küçük sorumlulukları üstlenmelerini sağlamaktır.

Bunun için çocuğun yerine daha az şey yapmamız, ona daha fazla fırsat vermemiz gerekir.

Bazen geç kalacağız.

Bazen bir şey unutulacak.

Bazen çocuk yanlış yapacak.

Ama bütün bunlar öğrenme sürecinin parçasıdır.

Çocuğunuzun her işini kusursuz şekilde yapmasını sağlamak kısa vadede işleri kolaylaştırabilir.

Fakat uzun vadede asıl hedef farklıdır:

Kendi işini takip edebilen, hata yaptığında sorumluluğunu alabilen ve gerektiğinde çözüm üretebilen bir çocuk yetiştirmek.

Çünkü bağımsızlık bir anda kazanılmaz.

Küçük sorumluluklarla başlar.

Ve çocuk büyüdükçe bu küçük sorumluluklar, hayatını kendi başına yönetebilme becerisine dönüşür.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir